Kocaeli Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde “İnsan Hatırlar” temasıyla organize edilen 16. Uluslararası Kocaeli Kitap Fuarı, Kocaeli Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilen görkemli bir törenle kapılarını açtı.
Oda Orkestrası ve Yoğun Katılım
Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan programda, Kocaeli Büyükşehir Belediye Konservatuvarı Oda Orkestrası sahne aldı. Birbirinden değerli sanatçıların eşlik ettiği dinleti, usta aktör Yetkin Dikinciler’in etkileyici anlatımıyla birleşerek misafirlere harika anlar yaşattı.
Yoğun katılımın olduğu törende; Kocaeli Valisi İlhami Aktaş, Kocaeli Deniz Eğitim ve Öğretim Garnizon Komutanı Tuğamiral Yücel Darcan, AK Parti Kocaeli Milletvekilleri Sami Çakır ve Veysel Tipioğlu, Kocaeli Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nuh Zafer Cantürk, eski Rektör Prof. Dr. Sezer Komsuoğlu ve Cumhurbaşkanlığı Kamu Görevlileri Etik Kurulu Üyesi İbrahim Karaosmanoğlu hazır bulundu. Protokolde ayrıca AK Parti Kocaeli İl Başkanı Dr. Şahin Talus, MHP Kocaeli İl Başkanı Enes Emengen, ilçe belediye başkanları, kurum müdürleri, meclis üyeleri, muhtarlar ile bu yılın onur konuğu olan Prof. Dr. Ahmed Güner Sayar yer aldı. Kitapseverlerin salonu tamamen doldurduğu etkinlikte, yer bulamayan birçok vatandaş açılışı kapı arkasından ayakta izlemek zorunda kaldı.
Onur Konuğu Prof. Dr. Ahmed Güner Sayar’ın Konuşması
Kürsüye ilk çıkan isim olan 16. Uluslararası Kocaeli Kitap Fuarı Onur Konuğu Prof. Dr. Ahmed Güner Sayar, kendi yaşamından kesitler sunarak kitaplara olan derin tutkusunu anlattı. Sayar, şu ifadeleri kullandı:
“Konumuz kitap, nasıl insanın ruhu varsa zamanında bir ruhu var. Maddenin, eşyanın da bir ruhu var. Elbette kitabın da. Bunu keşfetmem benim kitaba yürüyüşümle oldu. Kitapla yoğruldum, çalıştım, eser vermeye de çalıştım. Eğer kendi kütüphaneni yaparsan belki de bu seni halk filozofu yapar. Belediyeniz size bu imkanları fazlasıyla vermiş. Sayın Başkanın gayretlerini kutluyorum.”
Kitapların mistik gücüne dair bir hatırasını paylaşan Prof. Dr. Sayar, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Kitabın ruhu meselesinde bazı kitapların bana sanki el ettiklerini gördüm. Bunlardan bir tanesi 24 kuruşa aldığım bir risale. Kitabın yazarı Muallim Fuat Gücüyener. Kitabın ismi de Sina şehriydi Mehmet Halet. Ardan yıllar geçti. Evlilik yolunda intisap ettiğimde kayınpederim ile kayınvalidem teyze çocuklarıymış: Meğerse Mehmet Halet Bey bunların dayısıymış. Aile içerisinde kendi tarihlerine meralı olan biri o kitabı arıyorum bulamıyorum. Fotokopisini alıp ona gönderdim. Söylemeye çalıştığım kitabın ruhu hadisesi tam olarak bu.”
“Kendimi Artık İzmitli Hissediyorum”
Eğitim yıllarını geçirdiği İstanbul’un şimdiki durumuyla Kocaeli’yi kıyaslayan Prof. Dr. Sayar, şu açıklamalarda bulundu:
“Kalabalıklar yalancıdır. İstanbul’un trafiği bir felaket. Ah İstanbul… Çocukluğumuzun İstanbul’u avucumuzun içinden kayıp gitti. Sivil mimari yerle bir olmuş, insanlar sürekli bir telaş içerisinde. Ben artık yolun sonuna yaklaşmış bir insanım. Kitaplarımı toparlayıp buraya geldim. Altı yılı aşkın süredir Kocaeli’de yaşıyorum. Huzur içinde çalışıyorum ve kendimi artık İzmitli hissediyorum. Kültüre açılan yol, düzenlenen bu fuarlardır. İzmit’te bunu gördüm. Buraya geldiğimde bambaşka bir atmosferle karşılaştım. Bugün burada gördüğümüz bu kalabalık da bunun en büyük ispatıdır. Bu kültürel coşkunun devam etmesi, kişisel mutluluğunuz için de son derece önemlidir. Gündelik hayatınızda çeşitli sıkıntılar yaşayabilirsiniz; ancak kitap okuyarak bu sıkıntılardan uzaklaşabilirsiniz.”
“Herkesin Küçük Bir Kitaplığı Olmalı”
Kitap okumanın insan hayatındaki iyileştirici gücüne değinen ve evlerde kütüphane kurulmasını tavsiye eden Sayar, şunları kaydetti:
“Kitap sizi boş bırakmaz, kişisel mutluluğunuz için esastır. Umuyorum ki Kocaeli, sanayileşmenin yanında huzurlu bir kent olmayı, kitaba göstereceği açık sevgi ile yakalayacaktır. Size tavsiyem evinizde küçük bir kitaplığın olmasıdır.”
Gençlik yıllarında sahaflardan edindiği birikimi yine topluma devredeceğini belirten Prof. Dr. Ahmed Güner Sayar, konuşmasını şu anlamlı sözlerle tamamladı:
“İstanbul’da okuduğum yıllarında sık sık sahaflar çarşısına giderdim. Sahaflar çarşısına fakir girdim ama zengin çıktım. Zenginlik meselesini parasal olarak almayın. Kendime göre dişe dokunur kitaplığa sahip oldum çok miktarda kitap aşığı insan tanıdım. Allah’a şükrederim ki artık milletime bağışlayacak kıvama da geldim. Onları milletime vakfedeceğim.”

