Trafik kazalarının ardından taraflardan birinin sürücü belgesinin olmaması ya da zorunlu trafik sigortasının bulunmaması, standart prosedürleri karmaşık bir hale getirir. İdari cezalardan ceza davalarına, sigorta rücularından güvence sistemlerine kadar çok sayıda yasal mekanizma aynı anda faaliyete geçer.
Yasal hakların doğru biçimde bilinmesi ve uygulanması, hak mahrumiyetlerinin önüne geçilmesi ve maddi-manevi kayıpların telafi edilmesi noktasında hayati önem taşır. Çözüm Hukuk Bürosu ortaklarından Avukat Çiğdem Baykara tarafından hazırlanan bilgilendirici rehber, bu tür olaylarda izlenecek hukuki adımları, Güvence Hesabı’nın kapsamını ve tazminat taleplerindeki zamanaşımı sürelerini detaylandırıyor.
Sigortasız Araç Kazaları ve Güvence Hesabı
Karayolları Trafik Kanunu kapsamında, motorlu taşıtların Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası yaptırması mecburidir. Bu kurala uymayanlara 91. madde uyarınca idari para cezası kesilir ve araç trafikten men edilir. Ancak kaza anında sigortanın bulunmaması, o sürücüyü doğrudan kusurlu yapmaz. Sorumluluk tespiti yapılırken takip mesafesi, şerit ihlali, geçiş önceliği ve hız sınırı gibi doğrudan kazaya yol açan unsurlar değerlendirilir.
Kazada kusurlu tarafın sigortasız olması halinde mağdur vatandaşları korumak amacıyla Türkiye Sigorta Birliği çatısı altında yer alan Güvence Hesabı devreye girer. Bu mekanizma; faili meçhul ya da sigortasız araçların yol açtığı kazalarda tedavi masraflarını, geçici iş göremezlik tazminatını, sürekli sakatlık (maluliyet) ödemelerini ve ölüm durumunda yakınların destekten yoksun kalma kayıplarını belirlenmiş poliçe limitleri dahilinde öder. Unutulmamalıdır ki Güvence Hesabı, araçlardaki maddi hasarları, değer kayıplarını ve manevi tazminat taleplerini karşılamaz. Bu tür talepler için doğrudan araç sahibine veya sürücüye karşı dava açılmalı ya da icra takibi başlatılmalıdır. Ayrıca Güvence Hesabı ödediği bedensel tazminatları, kusurlu olan sigortasız araç sahibine ve işletenine yasal faiziyle rücu eder.
Ehliyetsiz Sürücülerin Karıştığı Kazaların Cezai ve Hukuki Boyutu
Ehliyetsiz olarak araç kullanmak, KTK m. 36 uyarınca hem sürücüye hem de araç sahibine idari para cezası uygulanmasına neden olur. Ehliyeti iptal edilmiş kişilerin trafiğe çıkması durumunda bu cezalar daha da yükselir. Fakat tıpkı sigortasızlıkta olduğu gibi ehliyetsizlik tek başına sürücüyü asli kusurlu yapmaz. Kusur değerlendirmesinde kazanın dinamikleri ve kural ihlalleri incelenir.
Yaralanma veya can kaybı yaşanan olaylarda ise Türk Ceza Kanunu hükümleri uygulanır. Sürücü hakkında taksirle yaralama (TCK m. 89) veya taksirle öldürme (TCK m. 85) suçlamalarıyla kamu davası açılır. Eğer sürücü 18 yaşından küçükse yargılama çocuk mahkemesinde gerçekleştirilir. Bu durumda Türk Medeni Kanunu m. 369 gereği veli ya da vasinin de hukuki tazminat sorumluluğu gündeme gelebilir. Tazminat aşamasında ise zorunlu trafik sigortası, zarar gören üçüncü kişilerin kayıplarını öder ancak ehliyetsiz sürücü veya araç sahibine bu tutarı rücu ederek geri ister. Sürücünün ehliyeti olmadığını bilerek araca binen yolcular için ise TBK m. 52 kapsamında müterafik kusur indirimi yapılabilir.
Kaza Anında Yapılması Gerekenler ve Delil Toplama Süreci
Sürücünün ehliyetsiz ya da aracın sigortasız olması halinde, tarafların kendi aralarında düzenleyeceği kaza tespit tutanağı yasal olarak geçerli sayılmaz. Bu sebeple resmi tespitlerin yapılması şarttır. Hak kaybı yaşamamak için şu hususlara dikkat edilmelidir:
- Olayın ardından hemen 112 aranarak jandarma veya polis trafik ekipleri çağrılmalıdır.
- Resmi görevliler tarafından sürücü belgesi ve poliçe durumları kaza tespit tutanağına işlenmelidir.
- Fren izleri, araçların duruş pozisyonları ve çevredeki trafik işaretleri geniş açılı fotoğraf ve videolarla kayıt altına alınmalıdır.
- Kazaya şahit olan kişilerin iletişim ve kimlik bilgileri olay yerinden ayrılmadan kaydedilmelidir.
- MOBESE, güvenlik kamerası veya araç kamerası kayıtlarının silinmeden dosyaya eklenebilmesi için ekiplere bilgi verilmelidir.
- Bedensel yaralanma var ise hastane girişinin adli muayene olarak yapılması ve adli tıp raporunun dosyaya eklenmesi sağlanmalıdır.
Kaza anından itibaren delillerin eksiksiz şekilde toplanması, bilirkişi incelemelerinin doğru yapılmasına zemin hazırlar ve hak kayıplarını engeller.
Tazminat Davalarında Zamanaşımı ve Hukuki Destek
Trafik kazalarından doğan maddi ve manevi tazminat davalarında Türk Borçlar Kanunu kapsamında belirlenen zamanaşımı sürelerine uyulmalıdır. Araç hasarı ve değer kaybı gibi maddi taleplerde zamanaşımı süresi, zarar ve sorumlunun öğrenilmesinden itibaren 2 yıl, her halükarda ise kaza tarihinden itibaren 10 yıldır. Yaralanmalı kazalarda ceza zamanaşımı uygulanarak süre 8 yıla (6 aylık şikayet süresi şartıyla), ölümlü kazalarda ise taksirle öldürme suçuna paralel olarak 15 yıla kadar uzar.
Karşı tarafın sigortasız olması, Güvence Hesabı başvuruları, icra takipleri, aktüerya hesaplamaları ve arabuluculuk süreçleri gibi teknik konular uzmanlık gerektirir. Teknik hatalarla hak kaybına uğramamak adına tüm bu süreçlerin alanında deneyimli bir avukat eşliğinde yürütülmesi tavsiye edilmektedir.

